YURT DIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇ VE İRATLARA İLİŞKİN VERGİ İSTİSNASINI DÜZENLEYEN GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI

YURT DIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇ VE İRATLARA İLİŞKİN VERGİ İSTİSNASINI DÜZENLEYEN GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (“Tebliğ”), 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yeni düzenleme kapsamında, belirli şartları sağlayarak Türkiye’de yerleşik hale gelen gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratlar için yirmi yıl süreyle gelir vergisi istisnası öngörülmüştür.

İşbu bilgi notumuz kapsamında; istisnanın kapsamı, yararlanma şartları, başvuru usulü, Türkiye’den ve yurt dışından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi, istisnadan yararlanmayı etkileyen özel durumlar ile şartların ihlali halinde uygulanacak sonuçlar ele alınmaktadır.

A. Vergi İstisnasının Kapsamı

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/D maddesi uyarınca, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar, gerekli şartların sağlanması halinde yirmi yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacaktır.

İstisnadan yararlanabilmek için kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayıldığı yıldan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekmektedir.

İstisna yalnızca yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlara uygulanacaktır. İstisna kapsamındaki gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek; başka gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde ise istisna kapsamındaki yurt dışı gelirleri beyannameye dahil edilmeyecektir.

B. İstisnadan Yararlanabilecek Kişiler

İstisnadan yalnızca gerçek kişiler yararlanabilecek olup kurumlar vergisi mükelleflerinin bu istisnadan yararlanması mümkün değildir.

İstisnadan yararlanmak isteyen kişinin;

  • Başvuru tarihi itibarıyla Türkiye’de yerleşmiş sayılması,
  • Türkiye’de yerleşmiş sayıldığı yıldan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının bulunmaması,
  • Aşağıda açıklanan sınırlı istisnalar dışında aynı üç yıllık dönemde Türkiye’de vergi mükellefiyetinin bulunmaması,
  • 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşmiş sayılmış olması ve
  • Süresi içerisinde yetkili vergi dairesine başvurarak “Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi” alması

gerekmektedir.

Yetkili vergi dairesi, başvuru sahibinin ilgili üç yıllık dönemde Türkiye’de ikametgâhının veya vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığını ve başvuru tarihi itibarıyla Türkiye’de yerleşmiş sayılıp sayılmadığını inceleyecektir. Şartların sağlandığının tespit edilmesi halinde istisna belgesi düzenlenecektir.

C. Başvuru Usulü ve Süresi

İstisnadan yararlanmak isteyen kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayıldıkları takvim yılının sonuna kadar yetkili vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir.

Bununla birlikte, takvim yılının son iki ayında Türkiye’de yerleşmiş sayılan kişiler bakımından özel bir başvuru süresi öngörülmüştür. Bu kişiler, takip eden takvim yılının ikinci ayının sonuna kadar başvuruda bulunabilecektir.

Tebliğ uyarınca başvuru süresi, istisnadan yararlanmanın temel şartlarından biridir. Maddi şartların tamamı sağlanmış olsa dahi süresi içerisinde başvuru yapılmaması halinde istisna belgesi düzenlenmeyecektir.

D. Türkiye’de Önceden Vergi Mükellefiyetinin Bulunması ve Özel Durumlar

Kural olarak, Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki üç takvim yılı içerisinde Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunan kişilerin istisnadan yararlanması mümkün değildir.

Ancak Tebliğ ile bu kurala sınırlı bir istisna getirilmiştir. Kişinin Türkiye’deki önceki vergi mükellefiyetinin yalnızca;

  • gayrimenkul sermaye iradı,
  • menkul sermaye iradı veya
  • değer artışı kazancı

nedeniyle bulunması, istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Örneğin, Türkiye’de bulunan bir taşınmazından kira geliri elde eden ve bu gelir nedeniyle beyanname veren bir kişinin, diğer şartları da sağlaması halinde istisnadan yararlanması mümkün olacaktır.

Buna karşılık, ücret geliri veya ticari kazanç gibi diğer gelir türleri nedeniyle Türkiye’de vergi mükellefiyetinin bulunması istisnadan yararlanmayı engelleyebilecektir. Tebliğ’de, ilgili üç yıllık dönemde Türkiye’de tek işverenden ücret geliri elde edilmesi veya Türkiye’de ticari faaliyette bulunulması, istisnadan yararlanmayı engelleyen durumlara örnek olarak gösterilmiştir.

E. Yurt Dışından ve Türkiye’den Elde Edilen Gelirlerin Ayrımı

İstisna yalnızca yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlara uygulanmaktadır. Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar ise genel vergilendirme hükümlerine tabi olmaya devam edecektir.

Bu nedenle istisnadan yararlanan bir kişinin Türkiye’de bulunan taşınmazlarından elde ettiği kira gelirleri, Türkiye’de mukim şirketlerden elde ettiği kâr payları, Türkiye’de yürüttüğü ticari faaliyetlerden doğan kazançları ve Türkiye’de gerçekleştirilen hizmetlerden elde ettiği serbest meslek kazançları genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

Tebliğ, geliri ödeyen kişinin veya müşterinin yurt dışında bulunmasının tek başına gelirin yurt dışı kaynaklı sayılması için yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Örneğin, Türkiye’de gerçekleştirilen bir danışmanlık hizmetinin yurt dışında mukim bir müşteriye sunulması, bu hizmetten elde edilen kazancı istisna kapsamına sokmamaktadır.

Buna karşılık, yurt dışında mukim şirketlerden elde edilen kâr payları ile yurt dışında bulunan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri, diğer şartların da sağlanması halinde istisna kapsamında değerlendirilebilecektir.

F. Beyanname, Giderler ve Yurt Dışında Ödenen Vergiler

İstisna kapsamındaki yurt dışı kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir. Kişinin başka gelirleri nedeniyle yıllık beyanname vermesi halinde de istisna kapsamındaki gelirler bu beyannameye dahil edilmeyecektir.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, Türkiye’de vergiye tabi diğer kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınamayacaktır.

Ayrıca, istisna kapsamındaki gelirler nedeniyle yabancı ülkelerde ödenen vergiler, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

G. İstisna Şartlarının Sonradan Kaybedilmesi ve Vergisel Sonuçlar

İstisnadan yararlanan kişinin gerekli şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi halinde istisna geriye dönük olarak iptal edilebilecektir.

Bu durumda, istisnanın uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir.

Tebliğ’de yer verilen örneğe göre, daha sonra yapılan bir vergi incelemesinde kişinin ilgili dönemde kayıt dışı ticari faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi ve geçmişe dönük olarak ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis edilmesi halinde, istisna belgesi Türkiye’de yerleşik hale gelinen tarih itibarıyla iptal edilebilecektir. Bu durumda, istisna kapsamında beyan edilmeyen yurt dışı gelirleri bakımından vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanabilecektir.

H. Türkiye’de Yerleşmiş Sayılmayan Kişilerin Durumu

Tebliğ’de, Türkiye’de yerleşmiş sayılmayan kişilerin vergilendirilmesine ilişkin genel kuralların uygulanmaya devam edeceği de açıklığa kavuşturulmuştur.

Buna göre, Türkiye’de yerleşmiş sayılmayan gerçek kişiler kural olarak yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden Türkiye’de vergilendirilecektir. Yurt dışından Türkiye’de bulunan bir banka hesabına para transfer edilmesi, tek başına transfer edilen tutarın veya bu tutarın kaynağını oluşturan yurt dışı gelirin Türkiye’de vergilendirilmesine neden olmayacaktır.

Aynı şekilde, istisna belgesi aldıktan sonra Türkiye’de yerleşik olma niteliğini kaybeden kişilerin vergisel durumu da genel hükümler çerçevesinde değerlendirilecektir.

I. Sonuç Olarak

Gelir Vergisi Genel Tebliği, belirli bir süre Türkiye dışında yaşamış ve Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmamış kişilerin Türkiye’de yerleşik hale gelmelerini teşvik eden önemli bir vergisel düzenlemenin uygulama esaslarını belirlemektedir.

Düzenleme kapsamında gerekli şartları sağlayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratlar yirmi yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bununla birlikte, istisnadan yararlanılabilmesi; kişinin geçmiş ikametgâh ve vergi mükellefiyeti durumuna, Türkiye’de yerleşik hale geldiği tarihe ve başvurunun süresi içerisinde yapılmasına bağlıdır.

Bu nedenle Türkiye’ye yerleşmeyi planlayan kişilerin, Türkiye’de vergi mukimliği tesis edilmeden önce geçmiş ikamet durumlarını, Türkiye’deki önceki vergi mükellefiyetlerini ve elde ettikleri gelirlerin niteliğini ayrıntılı şekilde değerlendirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle yurt dışından elde edilen gelirler ile Türkiye kaynaklı gelirlerin doğru şekilde ayrıştırılması gerekmektedir.

Şartların sağlanması halinde, istisna belgesinin alınabilmesi için yetkili vergi dairesine süresi içerisinde başvuru yapılmalıdır. Şartların sonradan sağlanmadığının tespit edilmesi halinde geçmişe dönük vergilendirme, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanabileceğinden, başvuru öncesinde kişinin geçmiş ikametgâh ve vergi mükellefiyeti durumunun dikkatle incelenmesi önem arz etmektedir.